İş Güvenliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Millet olarak yasta olduğumuz bir gün bugün. Manisa Soma’da trafo patlaması sonucu son rakamlara göre 205 madencimiz hayatını kaybetti ve 80 madencimiz de ağır yaralı. Arama çalışmaları ise hala devam ediyor. Ulusal Yas ilan edildi. Yalnızca aileler, akrabalar, arkadaş değil bütün bir millet Soma’dan gelecek haberleri bekliyoruz. Yaşanılan acının, çaresizliğin bir tarifi yok. İşçi kaybının en fazla olduğu gerçek ve içler acısı bir facia ile karşı karşıyayız. Dualar ediliyor, umutla bekleniyor, acılar paylaşılıyor. Peki yapılabilecek hiç bir şey mi yok? Gidenleri geri getirmeyecek belki ama birşeyler var: Haklarımızı ve bu konuda yapılan hukuki düzenlemeleri bilmek.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre iş kazalarının %98’i kaçınılması ve korunulması mümkün kazalardır. Yalnızca %2’lik bir dilim korunması mümkün olmayan kazalar grubuna girer. İş güvenliği de çalışanları mesleki risklerden korumak amaçlı alınan önlemler bütünüdür. Çok sık duyuyoruz bu tanımı, ancak bir çoğumuz iş güvenliği kapsamında yasal haklarımızdan haberdar değiliz. Güvenli bir iş ortamı sağlamak işin tanımına, alınan ücretlere ve çalışanların niteliklerine göre taviz verilebilecek bir durum değildir. İnsan hayatı herşeyin üzerinde öneme ve değere sahiptir. Çalışanların olduğu kadar işverenlerin de bu hassasiyeti taşımaları ve korumaları gerekir. İş güvenliği hem meslek hastalıklarını hem de iş kazalarını kapsamı içine alır.

    

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 25. Maddesinin 1. fıkrasında bu husus “Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur.” şeklinde düzenlenmiştir.

İş Güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınmaması durumunda uygulanan yaptırımlar ise şu şekildedir:

  • İdari Para Cezaları
  • Tazminat
  • İşyerinin kapatılması ya da durdurulması,
  • Hapis Cezası

Bütün bu cezalarda çalışanların hakları korunmaktadır.

Ayrıca risk düzeyi çok yüksek olan mesleklerde kadın ve çocuk işçilerin çalıştırılması kanunlar çerçevesinde yasaklanmıştır.

Söz konusu aile geçindirmek olunca, feragat edilmek zorunda kalınan şeyler çok ağır olabiliyor. Ancak “can” bunlardan bir tanesi olmamalı. İnsanların hayati ihtiyaçlarından faydalanmak yerine ihtiyaçlarını karşılamak baz alınmalıdır. Dökülen alın terlerinin hakkını aldığı, ailelerin mağdur edilmediği, iş sağlığının birincil öneme sahip olduğu zamanları yakın zamanda görmemizi ümit ediyorum. Yapı Dekoratif ailesi olarak, hayatını kaybeden kardeşlerimize, abilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve mesai arkadaşlarına baş sağlığı, yaralı madencilerimize acil şifalar diliyoruz.

Bu yazı Genel kategorisine Emrah Sarıdaş tarafından yazılmıştır. yer imlerinize ekleyin.

Emrah Sarıdaş hakkında

Emrah SARIDAŞ; İşletme bölümünü bitirdikten sonra, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Pazarlama bölümünde yüksek lisans (MBA) derecesine sahip olmuştur. Geleneksel ve dijital pazarlama alanlarında çalışmalarını sürdürmekte, bunun yanı sıra internet projeleri geliştirmektedir. Emrah SARIDAŞ, Yapı Dekoratif' in kurucu ortağı ve yöneticisidir.